Bak görüyor musun?
Ben var olduğumu hiç bu kadar hissetmemiştim.
Kendimi cezalandırdım her bir hatam için.
Sonra Tanrı affetti beni.
Sen affetme.
Sen dünyanın boğazına kadar boka battığı o yerde bekle.
Sen kokuşmuş bir ceset,
Sen ruhu terk edilmiş bir beden.
Sen bunlar, bu yaşananlar için yetersiz bir ifade.
Aldığım her nefes için sorgulandığım her saat başı,
Dudaklarım kurumuştu,
Sen ölü bir kuyuydun o dakikalar.
Aciz anlar vardı,
Senin tüm bedenin felç geçirirdi.
Yerine koyduğun mektuplar kaybolurdu.
Vakitsidi kuruyan çiçekler,
Dokunduğun her yeri kirlettin.
Toplamak hiçbir iblisin aklında yoktu.
Tıpkı senin gibi dağıldı.
Dağıldı ve kayboldu.
Sis nasıl içine çektiyse seni
Ben de o kara ormanları o kadar benimsedim.
Bu dünya beni henüz öldürmemişse bile,
Çokca akıttı kanımı,
Bana kendi toprağımı kazdırdı.
Bak görüyor musun, ben bunu hissettim.
Tıpkı ölüyormuşum gibiydi.
Bana ne şimdi kışsa mevsimi.
Zaten bedeni yok değil miydi?
Donsun,
Belki nefesimin buğusunda
Çözülür kavim.
Ben var olduğumu hiç bu kadar hissetmemiştim.
Kendimi cezalandırdım her bir hatam için.
Sonra Tanrı affetti beni.
Sen affetme.
Sen dünyanın boğazına kadar boka battığı o yerde bekle.
Sen kokuşmuş bir ceset,
Sen ruhu terk edilmiş bir beden.
Sen bunlar, bu yaşananlar için yetersiz bir ifade.
Aldığım her nefes için sorgulandığım her saat başı,
Dudaklarım kurumuştu,
Sen ölü bir kuyuydun o dakikalar.
Aciz anlar vardı,
Senin tüm bedenin felç geçirirdi.
Yerine koyduğun mektuplar kaybolurdu.
Vakitsidi kuruyan çiçekler,
Dokunduğun her yeri kirlettin.
Toplamak hiçbir iblisin aklında yoktu.
Tıpkı senin gibi dağıldı.
Dağıldı ve kayboldu.
Sis nasıl içine çektiyse seni
Ben de o kara ormanları o kadar benimsedim.
Bu dünya beni henüz öldürmemişse bile,
Çokca akıttı kanımı,
Bana kendi toprağımı kazdırdı.
Bak görüyor musun, ben bunu hissettim.
Tıpkı ölüyormuşum gibiydi.
Bana ne şimdi kışsa mevsimi.
Zaten bedeni yok değil miydi?
Donsun,
Belki nefesimin buğusunda
Çözülür kavim.
Yorumlar
Yorum Gönder