Cesetler ve parmak araları
Etinle bürünüyorsun sen, evsiz sokaklara Hiçbir kaldırım taşı Senin atlayışlarını geçerli kılmıyor ölmen için. Kuytu gecelerin hiç görülmemiş karanlığında Biraz daha derine düşüyorsun. 'daha ne kadar' diyor Bir o kadar daha giriyorsun dibine, diplerin. Senin sözlerini taklit etmek Hiçbir şey söylememek olur sana. Seni kendi ateşimde saklamak, Nefes aldırmak yanana kadar ciğerlerin. Yapma bir bebek gibi eriyecek cesedin. Gölge bir güçsün sen, kapı arkalarında, Köşe başlarında, öylece duruyorsun. Ne bir ederin, ne bir değerin Ne de yokluğunu fark edecek bir ruh yok. Körsün sen, Görmüyorsun bilekleri kanayan hayvanları. Duymuyorsun, nefes seslerini kulak diplerinde. Bir tetik çekimine, Kesilir hevesim. İşte ne varsa burada benden yana, İçimi kemiriyor başbaşa kalmak. Kendimle verilen bir savaşta, Kendimi yitirmiştim bir zamanlar. Sen gördün, Cesetler ve parmak araları. Nasıl sırtlanır tabutlar olm...